Sanatla kurduğum bağ, Dokuz Eylül Üniversitesi Resim-İş Eğitimi Bölümü Heykel Anasanat Dalı’nda başladı. Ardından aynı üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım.

Bugün resim öğretmeni olarak üretmeye ve paylaşmaya devam ederken; heykelin biçim veren sessizliğiyle, karakalemin derin anlatımıyla geçen yılların ardından yolum suluboyayla kesişti.

Suluboya benim için yalnızca bir teknik değil;
renklerin kendi dilini fısıldadığı, suyun akışına teslim olmayı öğreten içsel bir keşif yolculuğu oldu.
Her damlada biraz sezgi, biraz hafıza, biraz da ruh saklıydı.

Bu sayfalarda;
o yolculuğun izleri, renklerin akışı ve iç dünyamdan süzülen sessiz hikâyeler var.

Yolu buraya düşen herkesle bir anlığına da olsa aynı renkte buluşabilmek dileğiyle…

Bir merhaba var.